İnsanlar

Başkan’ın konuşması

Nasıl yapılacağını bilmeden önce,
Nasıl olacağımızı bilmemiz lazım

Başkan’ın konuşması

ELDOR’un tüm dünyadaki değerli meslektaşları,

Bugün şirketimiz 44 yıllık kilometre taşını aşmış durumdadır ve en büyük hayalim onun sonsuza kadar yaşamasıdır.

Temelinde sağlam değerleri olmayan hiçbir kuruluşun hayatta kalması mümkün değildir ki tarih boyunca bunun birçok örneğini görmüşüzdür. Sadece bazıları zamanın ötesinde var olmayı başarmıştır; çünkü onlar, evrensel ilkeler baz alınarak yönetilmiş ve böylece yaşanacak ideal yerler haline gelmişlerdir.

Ekonomi ve ahlak, sadece ikisi birlikte var oldukları zaman dünyayı değiştirebilirler ve biri olmadan diğeri var olamaz. Ahlaktan yoksun bir ekonomi, canavarlar yaratır; ekonomiden yoksun bir ahlak ise gerçekliğe hiçbir katkı sağlamaz.

Değerler piramidi

Yıllar geçtikçe bunu öğrendim. ELDOR’un kuruluşundan bu yana, şirket olarak daha ilk adımlarını atarken; dürüstlük, sadelik ve disiplin ilkelerine dayalı olarak hareket etmenin bana -hem iyi günde hem kötü günde- yolumu bulmamda yardım ettiğini gördüm.  Çevremdekilere her zaman iyi bir örnek olmaya çalıştım.

Şirketimiz bugün itibariyle büyük ve kompleks bir yapı ve büyümeye de devam ediyor; çünkü, sağlam değerler üzerine inşa edildi. Hepimiz teknolojinin, görsel ve işitsel araçlar yardımı ile dünyanın bir ucundan diğer ucuyla iletişime geçmemizi sağladığı global bir dünyanın aktörleriyiz. Her zaman birbirimize yakınız.

Geçen bu yıllar boyunca bana ilham veren ilkeler, ELDOR’un değerler piramidinde görülmektedir. Bu değerleri size emanet ediyor ve onların koruyucuları olmanızı istiyorum. Umarım bu değerler, hepimizin profesyonel ve kişisel hayatları için ilham kaynağı olur ve mükemmelliğe giden yolda karşımıza çıkan çok sayıda zorluğu aşmak için gerekli olan enerjiyi bize verir.

ELDOR’un değerler piramidi, dokuz adet değer içermektedir ve üç katmana ayrılmıştır; onuncu bir değer olarak ‘sevgi’ eklenmiştir.

İlki disiplin, eğer titizlikle uygulanırsa büyük amaçlara ulaşabilmenin temeli. En tepe noktası ise mükemmellik: bize emanet edilen her görevi, küçük çaplı bir şaheser yaratır gibi yerine getirmeliyiz. Bu, bana taş kıran bir adamın hikayesini hatırlattı:

Üç kişi, bir inşaat alanında
çalışıyorlarmış. Hepsi de
aynı işi yapıyorlarmış; ama ne
yaptıkları sorulduğunda, çok
farklı yanıtlar vermişler.
“Taşları kırıyorum” demiş ilki.
“Evimi geçindiriyorum” demiş ikincisi.
“Bir katedral inşa edilmesine yardım ediyorum” demiş üçüncüsü.
Üçü de aynı yerde aynı işi yapıyorlarmış.
Ama biri taş kırarken, bir diğeri
katedral inşa ediyormuş.
Üçüncü kişi çok mutluymuş;
çünkü, kendi şehrine bir
katedral inşa edilmesinde
katkıda bulunmaktaymış.

İkinci katman güvenilirlik: her gün dürüst olmak veya olmamak arasında seçim yaparız. Bazen para karşılığında birisine iyilik yapmak gibi ayartıcı durumlarla karşı karşıya kalırız. Erdemli bir insan bu gibi durumlarda pes etmez ve kimse için istisnai bir şey yapmaz. Erdemli insanlar, sahip olduklarıyla mutludurlar. Onlar şeffaf ve açıktırlar; doğru yoldan saptırılamazlar. Dürüst insanlar çevrelerinde de bir erdem çemberi oluştururlar; çünkü kendilerine yakın olanları da –deyim yerindeyse- soya çekim gibi kendilerine benzetirler.

Üçüncü katman ise adalet. “Kanun karşısında herkes eşittir” cümlesini her mahkeme salonunda görürüz; ama doğru yorumlanmaz ise, bir özlü sözden öteye geçemez. Kimseyi asla derisinin rengine ya da dini inanışına göre işimize geldiği gibi yargılamamalıyız. Bu adaletsizliğin ve eşitsizliğin en kötü halidir. Böyle davranmak ve yaşamak, kaçınılmaz bir şekilde yıkıma neden olur: savaş, sefalet, cinayet, açgözlülük, kirlilik ... kargaşa, düzenin tam tersi. Ve insanlık, ıstıraplarının kökeninde ne olduğunu anlamadan acı çekmeye devam eder.

Mutluluk ise -tam tersine- düzenli, temiz, güzel, hilesiz ve bozulmamış bir dünyada saklıdır.  Sadece adalet tarafından yönlendirilirsek yenilmez oluruz. Adalet ve eşitlik aynı zamanda, ekibimiz ile birlikte gündelik olarak yaptığımız tüm işlerde bize yol gösteren olmalıdır. Değerler olmadan eşitlik ve doğruluğu amaç edinmemiz ya da mükemmelliğe ulaşarak sonsuz sevginin ışığında yaşamamız mümkün değildir.

Demek istediğim şudur ki; hayatta, SAHİP OLMAK için önce NASIL YAPACAĞIMIZI BİLMELİYİZ ve nasıl yapacağımızı bilmek için ise önce NASIL OLUNACAĞINI BİLMELİYİZ. Bu nedenledir ki ekonomi ve ahlak ayrılmaz bir şekilde birbirlerine bağlıdırlar, bu nedenledir ki her iyi eylemin ardında derin bir düşünüş şekli vardır ve bu nedenledir ki finansal güç ile sevgi her zaman el ele olmalıdırlar.

Birlikte; insanlığın olumlu yönde evrilmesine destek vererek zaman geçirmeye değer, piramitler kadar sağlam ve sonsuz bir şirket yaratmalıyız.

Umarım ki bu sözler, sadece ELDOR dünyamız içinde değil; aileniz ve şirketimiz dışındaki çevreniz içinde de davranışlarınıza ilham verir. Birlikte, bizim ve çocuklarımız için ideal yaşam şartlarını içeren bir yer inşa edebilir; böylece mutluluğa ve uzun ömürlü bir sevgiye ulaşabiliriz.

Başkanınız

Pasquale Forte